Sı̇lahlı Suç Örgütü İddı̇ası Neden Mesnetsı̇zdı̇r? -3-

ELVERİŞLİLİK UNSURU YOKTUR

TCK m. 220/1’in: “... örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından AMAÇ SUÇLARI işlemeye ELVERİŞLİ olması halinde...” ifadesinden de anlaşılacağı üzere elverişlilik unsurundan bahsedebilmek için öncelikle amaç suç ya da suçların tespit edilmesi gerekmektedir.

Mahkeme de gerekçeli kararın 8628. sayfasında yine iddianameden olduğu gibi alarak:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına atıf yaptıktan sonra şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur: “Burada önemli olan husus şudur ki; örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma gibi bu suç kapsamında sayılan fiillerden dolayı cezalandırma yoluna gitmek için, var olan örgütün, amaç edindiği suçları işlemeye elverişli olması gerekir. Suçun oluşması açısından bu elverişlilik şartının aranması, söz konusu suçun bir tehlike suçu olmasını açıklar niteliktedir. Şöyle ki; örgütün amaç suçları işlemeye elverişli olmadığı halde, bu örgütün varlığı, toplum düzeni açısından somut bir tehlike ortaya çıkarmayacağından, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun gerçekleştiğinden de bahsedilemeyecektir.”

Bu doğru tespit neticesinde tekrar hatırlatmak gerekir ki; İDDİA MAKAMININ DA YEREL MAHKEMENİN DE TESPİT ETTİĞİ HERHANGİ BİR AMAÇ SUÇ BULUNMAMAKTADIR. Dolayısıyla da, amaç suç tespit edilememişse ELVERİŞLİLİĞİN İNCELENEBİLECEĞİ BİR DURUM DA BULUNMAMAKTADIR. Çünkü elverişlilik, amaç suçun niteliğine göre tespit edilebilecek bir unsurdur.

Yargıtay (üstelik farklı daireleri) istikrarlı bir biçimde örgütün varlığının (amaç suçların, bu suçların işlenmesindeki devamlılık iradesinin, elverişliliğin ve hiyerarşik yapının) kuşkudan uzak bir biçimde ortaya konulması gerekliliğinin altını çizmektedir:

“...Somut olayda sanıkların ne şekilde örgüt kurdukları, örgütün amaç suç ya da suçları araç gereç bakımından işlemeye elverişli olup olmadığı, hiyerarşik yapının ne şekilde kurulduğu, örgüt kurucuları yanında yöneten ve üye olanların kimler olduğuna ilişkin sübut delilleri yeterince tartışılıp değerlendirilmeden, her bir sanığın müstakil eylemlerle irtibatı sağlanmadan, soyut bir şekilde suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun sanıklar tarafından gerçekleştirildiği kabul edilerek eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi suretiyle Anayasanın 141, CMK’nın 34, 230.maddelerine muhalefet edilmesi “(16.CD, 16.10.2017, E.2017/1889, K. 2017/5104)

Sonuçta, önce amaç suçlar tespit edilecek ki örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan suçlara elverişli mi değil mi ona göre değerlendirme yapılabilsin. Böyle bir tespit örgüt olmadığımız için hiÇbir zaman yapılamamıştır.

(İstanbul Bölge Adlı̇ye Mahkemesı̇ 1. Ceza Daı̇resı̇'ne; gönderilmiş dilekçemden alıntıdır.)