Sı̇lahlı Suç Örgütü İddı̇ası Neden Mesnetsı̇zdı̇r? -6-

Yerel Mahkeme, benim ve diğer bazı arkadaşlarımın ruhsatlı silahları olmasına dayanarak TCK 220. maddenin 3. fıkrasını uygulamıştır. Örgütün silahlı olması halinde verilecek cezada artırımı belirleyen bu fıkranın uygulanmasının koşulu, silahların amaç suçları gerçekleştirmek için kullanılmasıdır. Amaç suçları gerçekleştirme gayesiyle değil de başka gayelerle temin edilmiş olan veya kullanılan silahların varlığı bu fıkra kapsamında değildir.

Bugüne kadar hiçbir arkadaşımın tek bir adli sicil kaydı olmamış, silah konusunda herhangi bir şikayet ya da usulsüzlük de yaşanmamıştır.

Şahsıma ait olan 2 adet Glock marka tabanca da RUHSATLIDIR ve HİÇBİR ŞEKİLDE HERHANGİ BİR SUÇA KARIŞMAMIŞ, ŞİKAYET KONUSU DAHİ OLMAMIŞTIR. Ruhsatlı silahlarım; mesleğim gereği, ticaret ile uğraştığım ve üstümde para taşımak zorunda kaldığım için ilgili mercilere başvurum üzerine yasal prosedürler sonucunda şahsıma verilmiştir.

OYSAKİ EĞER BİZLER 38 YIL FAALİYET YÜRÜTEN SİLAHLI BİR SUÇ ÖRGÜTÜ OLSAYDIK,

  • ÖNCELİKLE SİLAHLA İŞLEDİĞİMİZ SUÇLARIN HADDİ HESABI OLMAZDI.
  • Bunların bir sürü mağdurları, şikayetleri, davaları, cezaları olurdu. En önemlisi de esasen böyle bir silahlı örgüt gerçekten olsaydı; DEVLETİMİZ DE BUNA 38 SENE SEYİRCİ KALMAZ, DAHA İLK EYLEMDE DURUMA EL KOYARDI.
  • Dava sanıkları olan bizlere ait olan (tümü de ruhsatlı olan) silahların SAVUNMA, KORUNMA, CAN GÜVENLİĞİ amaçlı olduğu, müştekiler, tanıklar ve etkin pişmanlık hükümlerini talep eden sanıklar tarafından da ifade edilmiştir.
TCK. 220/3’ün uygulanabilmesi için;

- Amaç suçlar bakımından silah üzerinde bir anlaşma ve irade birliği şarttır.

Örgüt mensuplarının kişisel gereksinimleri için silah bulundurmaları halinde 220/3. FIKRADAKİ NİTELİKLİ HAL OLUŞMAZ. Bir başka ifadeyle örgüt mensuplarının kişisel gerekçelerle bulundurdukları silah bu kapsamda değerlendirilemez.

-Örgütün amaçlarını gerçekleştirmeyi doğrudan veya dolaylı olarak kolaylaştırmaya elverişli olmayan silahlar da bu kapsamda değerlendirilemez (Osman YAŞAR-Hasan Tahsin GÖKCAN-Mustafa ARTUÇ, Türk Ceza Kanunu, Ankara 2010, Cilt V,s.6245 )

- Başka bir deyişle örgütün silahlı sayılması için, silahın örgütün amaçları doğrultusunda bulundurulması şarttır.

- Örgüt mensuplarının kişisel gereksinimleri için silah bulundurmaları halinde TCK 220/3. fıkradaki nitelikli hal oluşmaz( Çetin AKKAYA, a.g.e,s.29).

Nitekim Yargıtay da, örgüt üyelerinde ele geçirilen silahların ruhsatsız olarak bulundurulmaları dışında suç örgütüne ait olduklarına ve örgüt faaliyeti çerçevesinde başka suçta kullanıldıklarına dair, kesin, inandırıcı, kuşkudan uzak kanıt bulunmadığı hallerde örgütün silahlı örgüt kabul edilemeyeceğini, bu durumda nitelikli halin uygulanamayacağını içtihat etmiştir:

“Sanıkların ikametlerinde ele geçirilen silahların Samsun Bölge Kriminal Polis Laboratuarının 25.09.2006 günlü ekspertiz raporuna göre ruhsatsız olarak bulundurulmaları dışında suç örgütüne ait olduklarına ve örgüt faaliyeti çerçevesinde başka suçta kullanıldıklarına dair, kesin, inandırıcı, kuşkudan uzak kanıt bulunmadığı gözetilmeden örgütün silahlı suç örgütü olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nun 220/3. maddesi ile artırım yapılması” (5.CD, 19.12.2008, 2008/12516-11687)

Ayrıca iddia edildiği gibi ortada nöbet tutan özel bir silahlı ekip de yoktur. Şahsi imkanları ve özellikleri nedeniyle silah ruhsatı almış kişiler vardır. Üzerlerinde ruhsatlı silah taşıdıklarında insanların suç örgütü mensubu ya da bir suça hazırlanıyor oldukları düşünülemez. Benim gibi ruhsatlı silahı olan tüm arkadaşlarım da KANUNLARIN ÖNGÖRDÜĞÜ ÖZELLİKLERE HAİZ OLDUKLARI İÇİN RUHSAT ALMIŞLARDIR.

Özellikle herhangi bir kişiyi ya da kurumu korumaya yönelik bir hazırlık ya da eğitim söz konusu değildir. Silah ancak kanunda da belirtildiği gibi hiçbir ihtimal kalmadığında nefsi müdafaa amaçlı olarak kullanılabilir. Bunun dışında, herhangi bir amaçla silahın kullanılması mümkün değildir.

Bu nedenlerle Yerel Mahkeme’nin biz sanıkların suç işlemek amacıyla silah temin ettiğimizi ve amaç suçlarda bu silahları kullandığımızı gösteren somut delil, olgu, olaylar ortaya koymadan; soyut bir varsayıma dayalı biçimde 3. fıkrayı (220/3. fıkra) uygulaması hukuka aykırıdır.

(İstanbul Bölge Adlı̇ye Mahkemesı̇ 1. Ceza Daı̇resı̇'ne; gönderilmiş dilekçemden alıntıdır.)